Sine-Felsefe

Entre Les Murs, Eğitim ve Gençlik

Yazar: Metin GÖNEN

Entre les murs (Sınıf), sadece eğitim üzerine değil, aynı zamanda gençliğin paradoksal doğası üzerine kafa yoran bir film. Her zaman, her yerde belli kalıplar içinde gençlikten konuşulur. Genel olarak gençlik; giyim kuşam, sorumsuzluk, otoriteyle çatışma, vs. konularında eleştirilir. Ama sonuçta “gençliktir”, denilir ve hoş görülür.

Sınıf filmi de benzer konularda gençliği değerlendirir; genç öğrencilerle Fransızca öğretmeni François ve okul idaresi arasındaki temel çatışmayı ele alır. Filmin sonunda, bu çatışma, öğretmenlerin ve öğrencilerin hep birlikte okul bahçesinde oynadıkları futbol maçının kaynaştırıcı havasında biter. Senaryo düzeyinde, gençliğin okul yönetimi ve öğretmenler tarafından hoş görüldüğü, yani “gençlik işte” denilmesi tarzında uzlaşımcı bir sondur bu.

Devamını oku...

Çoğunluk, La Boétie ve Gönüllü Kulluk

Yazar: Metin GÖNEN

 

"Kulluk etmemeye karar verdiğinizde, özgürsünüzdür"

Etienne de La Boétie (Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev)

 

Tepenin Ardı (2012) ve Çoğunluk (2010) filmleri son dönem Türk sinemasında önemli politik filmlerden sayılıyor. Tepenin Ardı filminin, “öteki” kavramı üzerine soyut bir politik manifesto olduğu kabul ediliyor ve filme şapka çıkarılıyor. Çoğunluk filminin ise, “öteki” kavramının içini doldurup özel olarak toplumda “ötekileştirilmiş” Kürt, işçi ve kadın “ötekiler” üzerine politik bir film olduğu söyleniyor ve film alkışlanıyor.

Filmleri izlediğimizde, bu filmleri alkışlamaya ve sanatsal başarılarına şapka çıkarmaya başta özgün ve yaratıcı sinematografik-öykülemeleri olmak üzere birçok nedenden dolayı devam ediyoruz. Ama kavramları yerinde kullanarak, filmlerle birlikte net bir düşünce çalışması yapmak istediğimizde, yani “politik filmler” nitelemesi açısından baktığımızda, bu eserlerin maddiliğinde gördüğümüz hakikat ifade edilenin tam tersi. Ne Tepenin Ardı genelde “öteki” kavramını işleyen bir politik manifesto; ne de Çoğunluk, özelde Kürt, işçi ve kadın “ötekiler” üzerine sinematografik fikirlerle düşünen bir politik film.

Devamını oku...

Nihal Emeksiz - Paradoks Dergi

 

 

 

 

 

 

 

 

Geriye Kalan ve Kıskançlığın Metafiziği

                     Yazar: Nihal EMEKSİZ 

         

Geriye Kalan (Çiğdem Vitrinel, 2011) filmi, iki kadın, bir erkek, üç farklı karakterin yaşamının bir kurmaca eserde birbirlerine dramatik düğümlenişiyle kıskançlık mekanizmasını sorgulama ve düşünme olanağı sağlıyor.

Zuhal, bağımsız kadın karakteridir. Cezmi’nin karısını aldatmasına yol açan kadındır. Zuhal, daha önce evlenmiş ve evliliğin kendisine göre olmadığı sonucuna ulaşmış; bedenini ve ruhunu teslim etmekten sakınarak sadece tutkularını takip eden özgür bir kadın tiplemesidir.

Cezmi, evlilik rutini içerisinde yitip gitmiş, kriz içinde bir erkek karakteridir; karısını Zuhal ile aldatan eştir. Cezmi, evliliğinde mutsuz, ölü bir adam iken, kendisini canlandıran, yeniden yaşam veren farklı bir kadının peşinden giden iç çatışmalı erkek tiplemesidir.

Sevda, bağımlı kadın karakteridir; aldatılan eştir. Sevda, yaşamını üzerine kurduğu evliliğinin yok olmaması için kocasının kendisini aldatmasına neden olan kadının intikam için peşine düşen evli-mağdur kadın tiplemesidir.

Devamını oku...

Metin Gönen

Django Unchained, İntikam ve Adalet

Yazar: Metin GÖNEN

Django Unchained, özünde bir politik sorun olan, kişisel intikam ve evrensel adaletin paradoksal ilişkisini sorguluyor.

Quentin Tarantino’nun Kill Bill (2003) ve Grindhouse: Death Prof (2007) filmleriyle başlattığı bu sorgulama, Inglourious Basterds (2009) filminden geçerek Django Unchained ile yoluna derinleşerek devam ediyor.

Django Unchained, sinemanın bir dramatik sanat olarak kendi düşünme kapasitesiyle intikam ve adalet ilişkisi üzerine kafa yormak için bu kez Vahşi Batı’da beklenmedik bir hikâye ile klasik western türünü yeniden kurgulamakla kalmıyor; film, aynı zamanda Inglourious Basterds filminde olduğu gibi çok daha radikal öyküleme operasyonu yapıyor:

Tarihi (yeniden) kurguluyor.

Devamını oku...

Alt Kategoriler